|
Yükseköğretime giriş sınavı, 2006’dan önce uygulandığı şekliyle, “dershane faktörünü” azaltmak üzere, ÖYS’nin kaldırılarak onun yerine yetenek ağırlıklı ÖSS konulduğunda değiştirilme amacının tersi bir sonuç yaratarak “okulları devre dışı bırakmış” dershaneyi daha da öne çıkarmıştır. 2006 yılında uygulanmaya başlayan öğrenci seçme ve yerleşme sistemi, okulları kısmen öne çıkarma ve üniversiteye lise bilgisi ile donanımlı gelememe gibi bazı sorunlara çözüm getirebilecektir. Ancak uzun erimde bu değişiklik, sorunları çözmede yeterli olmayacaktır. Raporun I.Bölümünde değinildiği gibi, ÖSS’nin en olumsuz yönlerinden biri, sınavın çoktan seçmeli test şeklinde uygulanma zorunluluğundan kaynaklanmaktadır. Getirilecek yeni sistem, en azından aşamalı olarak, çoktan seçmeli soruların yanında açık uçlu soruların da yer almasına imkan vermelidir. Mevcut sınavın bir olumsuzluğu da neredeyse tüm alanlara aynı soruların sorulmuş olmasıdır. İnşaat Mühendisliği alanına girecek öğrenciyle, Tıp ya da Psikoloji lisans programına gidecek öğrencilerin, aynı tür sorularla seçilmesi savunulamaz. Bu değerlendirmeler, sistemde daha köklü değişiklikler getirecek yeni bir öneri geliştirilmesinde yarar olduğunu göstermektedir. Hem sınav sisteminde, hem de yerleştirme sisteminde yukarıda sıralanan olumsuzlukları giderecek yeni düzenlemelere gerek vardır. Yeni sistemin önkoşulu, ortaöğretim sonunda yapılacak “ortaöğretimi bitirme sınavıdır”. Sistem, şematik olarak Şekil 20’de gösterilmiştir. Görüldüğü gibi bu sistemde, özel yetenek sınavı dışında, merkezi olarak yapılacak iki ayrı sınav türü yer almaktadır. Bu sınavların amaç ve kapsamları şöyle özetlenebilir: Ders Düzeyi Seçme Sınavı (DDSS): Sıralama niteliğinde, ileri düzeyde bir sınav olup, Haziran ayının ikinci yarısında, birbiri ardından gelen haftalarda dört aşamada gerçekleştirilebilir. Birbirinden bağımsız nitelikteki bu aşamalarda; Matematik, Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri ve Türkçe-Yabancı Dil ile ilgili ders düzeyindeki sınavlar uygulanacaktır. Lisans programlarına yerleşmede, genel sınav başarısı ya da puan türü başarısı yerine, ilgili programın özelliğine göre belirlenecek derslerdeki başarı puanı esas alınacaktır. Sözgelimi, Tıp Fakülteleri; Matematik, Biyoloji, Kimya ve Türkçe, İnşaat Fakülteleri, Matematik, Fizik ve Türkçe, Temel Bilimler alanından Fizik Lisans, Fizik ve Matematik ders başarılarını esas alabilir. Bu sisteme göre, öğrenciler dört aşamalı sınavın tüm aşama ya da bir sınav aşamasındaki tüm derslerin sınavına girmek durumunda değildir. Bu sınav, geçmişte uygulanan sınavlara göre daha kapsamlı ve güvenilir olacaktır. Sınav sürelerinin ve zaman içinde yayılımının artmasıyla, sınav zamana karşı bir yarış olmaktan uzaklaşacağı için öğrenciler üzerinde yaratacağı stres azalacaktır. Böyle bir sistem içinde üniversiteler ve bölümler hangi nitelikte öğrencileri alabileceklerini kendileri kararlaştırabileceklerdir. Bu yöntem, seçilen öğrenci ve verilen programların uyumunu kolaylaştıracağı gibi, üniversitelerin ve bölümlerin kendilerini farklılaştırmasına da olanak verecektir. Ayrıca bu sistem, dershane gereksinmesini artırmayacak ve belki de öğrenciler daha az alandan sorumlu olacağı için sınava gireceklerin sayısı azalacaktır. Temel Düzey Seçme Sınavı (TDSS): Tüm lise türlerinin ortak müfredatına dayalı bir sınav olan TDSS, 2006’dan önce uygulanan ÖSS’ye benzeyen bir sıralama sınavıdır. Sınavda, belirli bir puanı aşma koşulu bulunmamaktadır. Özel Yetenek Seçme Sınavı (ÖYSS): Bugün uygulandığı gibi, üniversitelerin ilgili bölümleri tarafından uygulanan sınavdır. Yeni yerleşme sisteminde, yükseköğretim programlarına yerleştirmede esas alınacak yükseköğretim programları dört gruba ayrılmaktadır: � Sınavsız yerleşilen programlar: Bu programlara yerleşmede ortaöğretimi bitirme sınavı başarı notları esas alınabilir. Bu programlar, açık öğretim programları, önlisans programları ve bazı lisans programları olabilir. � TDSS ile yerleşilen programlar: Bu programlara yerleşmede, TDSS sınav sonuçları esas alınır. Meslek yüksekokulları, yüksek okulların ve fakültelerin özel yetenek gerektirmeyen tüm lisans programları bu grupta yer alabilir. � DDSS ile yerleşilebilen programlar: Bu programlara yerleşmede, DDSS puanları esas alınır. Temel Bilimler, mühendislik, tıp, hukuk gibi iyi derecede temel donanımı gerektiren lisans programları bu grup arasında yer alır. � Özel yetenek gerektiren programlar: Özel yetenek gerektiren programlara, bugünkü sınav sisteminde yapıldığı gibi, özel yetenek sınavı başarı puanları ile yerleştirme yapılabilir. Ortaöğretimi bitirenler, üniversitelerin ilgili bölümleri tarafından gerçekleştirilecek bu sınava doğrudan girebileceklerdir.
Yeni sınavların uygulanması
halinde, yerleştirme sistemi, Şekil. (20)’de özetlenen hali alacaktır.
Böyle bir sistemin uygulanması;
Sistemin, yukarıda sıralanan
avantajlarının yanında, bazı dezavantajları da bulunmaktadır.Kamuoyu,
bir oturumda tamamlanan sınav yerine, 2-3 haftalık zamana yayılan
sınavlar zincirine baştan tepkili olabilecektir. Öte yandan daha
kompleks olan bu sistem ÖSYM’nin yükünü arttıracaktır. Ancak önerilen
sistemin avantajları, bu yeni yüklerin taşınmasına değecektir. |