|
İnanmayanlardan uzak durun...
Vakti zamanında bir grup tıp öğrencisi yakaladıkları birkaç pireyi alıp bir kavanoza koymuşlar ve kavanozun kapağını kapatıp
izlemeye başlamışlar. İlk başlarda pireler olanca güçleriyle zıplayıp kaçmaya çalışmışlar ve kapağa çarpıp düşmüşler. Bir müddet
pirelerin bu davranışı devam etmiş fakat bir süre sonra artık pireler
kapağa çarpmayacak şekilde zıplamaya başlamışlar. Daha sonra araştırmacı ruha sahip öğrenciler usulca kavanozun kapağını açmışlar. Fakat beklenildiği gibi pireler zıplayıp kaçmamışlar. Yine eskisi gibi kısa kısa zıplamaya devam edip kavanozun içinde
kalmışlar. Garip değil mi? Bir pire bile mücadeleden vazgeçmeyi, pes etmeyi, aslında çalışır gözükürken yerinde saymayı öğreniyor. Ya insanoğlu? Evet bizler de öğreniyoruz zamanla. Bizlerde başarıya ulaşmak için yeterince potansiyelimiz varken çalışır görünüp başarısız oluyoruz. Çözmekte zorlandığımız sorularla karşılaşınca, anlamakta güçlük çektiğimiz konularla karşılaşınca bizler de çoğu zaman tempomuzu düşürüyor yada yolumuzu değiştiriyoruz. Bu yüzden bir çok öğrenci öğrenmesi gereken konular dururken iyi bildiği, sevdiği dersleri tekrar tekrar çalışıyor. Dostlar alışverişte görsün. Ne kendimizi zorluyoruz kavanozdan çıkmak için ne de pes etmiş görünüyoruz. İçimizi, vicdanımızı
rahatlatacak kadar çalışıyoruz ama yeterince değil. Bu yüzden sınırlara takılıyoruz, aşamıyoruz engelleri. Bir pirede beyin yok, düşünce gücü yok. Pire durup, ortamı kontrol edip neler yapıp yapamayacağını düşünemez. Fakat biz insanoğlu doğada başka hiçbir varlıkta
olmayan zekamızla ortamı, durumu, şartları inceleyip ona göre
davranacak güce sahibiz. Ancak bizim de garip bir huyumuz var: Gruba uyma davranışımız. Yanımızdakiler nasıl davranırsa bir süre sonra bizler de o şekilde davranmaya başlıyoruz. Eğer içimiz-den biri biz bunu başaramayız der ve birkaç kişi ona inanırsa bu düşünce tüm gruba hakim olur. Tabii ki tersi de geçerli bu
durumun. Eğer grupta birileri başarıya inanırsa zamanla grup da buna inanır. Şimdi sınıfınıza bir bakın. Sınıf arkadaşlarınız ne
durumda? Eğer başaracaklarına inanıyorlarsa onlara yanaşın, eğer başarısız olacaklarına inanıyorlarsa uzaklaşın onlardan. Tercih şansınız var. Kurtuluş Savaşını hatırlayın. Mustafa Kemal Atatürk' ün inancı ve ona inanalar zaferi kazanmadılar mı? Tabii ki kazandılar. Şimdi sizlerde hayatınız için bir Kurtuluş Savaşı başlatın. Hem kendiniz hem de arkadaşlarınız için. Kimse ben yapamam
demesin, kimse kazanamayız demesin. Önce başarıya inanın,
yapabileceklerinizi düşünün ve harekete geçin. O zaman zafer
kendiliğinden gelir.
Gökhan Türkeri
(Bilim'den Haberler Aralık Sayısı)
|