Hiç yaşanmamışcasına geçen sulu ve sıcak bir yazın ardından tertemiz alınlarımızla tekrar sıralara oturuyor olmak biraz zor olsa gerek.
Nasıl? Neden? Hangi arada geldik biz bu zamana? Üniversiteye mi hazırlanacağız yani? Hazırlanacaksınız, hem de sizin bile önceden tahmin edemeyeceğiniz bir şevkle. Kolaydır şimdi hırslı olabilmek ve güzel düş bahçelerinde gezebilmek. Gözlerinizin içi parlıyor: görmüyor değiliz. Keşke altı ay sonrasında da böyle olabilsek.
Tek derdimiz sınavlar değil ki. Daha önemli şeyler var hayatta. "Ayakkabım kemerime uymuyor." "Kemerim çantama uymuyor." "Eyvah bugün kankalarımla buluşamadım." "Nasıl da terkedip gitti beni." Bitmez çileler. Haa bu arada üniversite mi? Alırız abi biz bu sınavı, zaten sen onun kadar çalışsan seneye Boğaziçindesin...
Kimseye kanmayın, kendinizi de kandırmayın. Çok ciddi emek vermek gerekiyor bu işte bayrağı en tepeye dikebilmek için. Ben size şimdiden garantisini vereyim. Öylesine gelip gidiyorsanız buraya, hala öğretmenlerinize soracak bir şeyleriniz yoksa beyninizin bir köşesinde, günler geçiyor ve hala Test-1 de takılıp kalıyorsan olmaz bu iş. Haa bunların tam tersini yaptın ve yapacaksan ben sana yine garanti vereyim, üniversite semalarında süzülmen an meselesi.
Zordur biraz çalışmak ama emin ol daha zordur hedefsiz kalıp uğruna çalışacak bir şeyler bulamamak. |