Kimse bilmez kimse anlamaz neler yaşadığını. Nasıl oldu da bu kadar büyüdün? Nasıl geçti zaman? Bu kadar acelen yoktu hal bu ki.
Hayata dair pek çok doğru ve bu doğruların bir yığın sancıları var. Kısıtlı zamanda çok işler başarmak istiyorsun ama kısıtlanmakta istemiyorsun. Kahretsin her şey bu kadar zor mu olmak zorunda? Evet, bazen işler istediğimiz gibi gitmiyor olabilir heyecanlı başlangıçlardan bir zaman sonra uyuşmuş beynimizi taşımanın dayanılmaz yorgunluğu ve acısı bütün benliğimizi sarıyor olabilir. Ne yaparsın ki genç arkadaşım hayatın ilk ciddi şakasıyla karşılaşmış bulunmaktasın: SINAV! ! !
Henüz yolun çok başındayız yukarıda yazılanlar kadar karamsarlığa düşmüş değilsindir muhtemelen. Sanrım çoğunuzun kafasında aynı soru veya benzer sorular var: Ne olacak da ben kazacağım?
Sizlere karşı çokta nasihatkar olmanın bir anlamı olduğunu düşünmüyorum. Siz bu zorlu süreçte hangi safta duracağınıza karar verecek olgunluktasınız. Biz öğretmenlere düşen ise sadece doğru safta kahramanca mücadele etmenize yardımcı olacak donanım ve bilgiyi size aktarmak olacak. Gerisi üzgünüm ama tamamen size kalmış
Size istemek başarmanın yarısıdır gibi bir nakarat söyleyemem çünkü biliyorum ki hepiniz bir şeyler bekliyor ve delicesine istiyorsunuz. Ya yatarsın ya kalkar asker adımlarıyla yürür ve üniversite bekle beni bu gelen kahraman öğrencinin ayak sesleri dersin. Sanmayın ki kahraman lafını öylesine kullandım. Senin şu anda yazmaya çalıştığın şey tam bir destan olsa gerek. Hayatının baharındasın ne de çok çeldiriciyle yan yanasınız. Bakmayın size ekmek elden su gölden yaşayan gençlik yaftası yapıştıranlara. Bu devirde iyi öğrenci olmak gerçekten zor zanaat. Eğer ki sen bu işi layıkıyla yapıyorsan öpülmesi gerekir senin alnın
Merak etme eğer hakkını verirsen zekanın seneye aşağı yukarı bu zamanlar yine batıyor olacak akşam güneşi ama bu sefer ya Boğaz sırtlarının ya Ege’nin mavi sularının ya da ne bileyim Ankara’nın kasvetli binalarının ardından. Yeter ki sen oralardan seyretmeyi iste.
Yine görüşeceğiz… |